Gündem

TCMB: Yeni faiz indirimi ve Aralık rehberliği

Merkez Bankası, bir haftalık repo faizini ekonomistlerin beklediği ölçeğe paralel olarak 100 baz puan indirerek %15’e getirdi. Zayıflayan bir para birimine ve buna bağlı olarak yükselen enflasyona rağmen, düşük borçlanma maliyetleri yönündeki isteğin sağlanması yönünde adımlara devam eden Merkez Bankası, Başkan Sn. Şahap Kavcıoğlu yönetiminde üst üste üçüncü ayda da politika faizini düşürmüş oldu.

 

Merkez Bankası’nın bugünkü kararları ve politika açıklamasına dair önemli notlar;

 

·        Bir haftalık repo faizi %16’dan %15’e düşürüldü (tahmini %15). Bloomberg anketine katılan 24 ekonomistin 18’i %15 bekliyordu. Tahminler, %14,50 ila %16 aralığındaydı.

·        Son faiz indirimleri “ticari kredileri olumlu etkilemeye başladı”.

·        Tüketici kredilerindeki gelişmeler yakından izleniyor.

·        Kurul, arz yönlü faktörlerin ve para politikasının kontrolü dışındaki diğer faktörlerin fiyat artışları üzerindeki geçici etkilerinin 2022’nin ilk yarısına kadar devam etmesini beklemektedir.

·        Komite, bu faktörlerin ima ettiği sınırlı alanın kullanımını Aralık ayında tamamlamayı değerlendirecektir.

·        İhracattaki güçlü artış eğilimi nedeniyle yıllıklandırılmış cari işlemler hesabındaki iyileşmenin yılın geri kalanında da devam etmesi beklenmektedir ve bu eğilimin güçlenmesi fiyat istikrarı hedefi açısından önemlidir.

 

Geleneksel ekonomi perspektifi çerçevesinde ortodoks olmayan bir faiz öğretisi ile daha yüksek borçlanma maliyetlerinin enflasyonu yükselttiği yaklaşımı Merkez Bankası’nın politikasında da yansıma bulmaktadır. Merkez Bankası, bundan önceki iki ayda ardışık ve beklenen aralığın üstünde faiz indirimleri ile toplamda 300 baz puan gevşeme yaparken, lira sürekli olarak değer kaybetmeye ve ilerleyen aylarda daha yüksek ve volatil bir enflasyona işaret etmeye devam etti. Son yapılan faiz indirimi ile beraber, toplam gevşeme 400 baz puana çıkarken; sınırlı alanın Aralık toplantısında tamamlanacağı değerlendirmesi de yeni bir faiz indirimine işaret olarak okunabilecek bir açıklamadır. Faiz indirimleri, tüketici enflasyonunun Ekim ayında yıllık %19,9’a yükselmesiyle reel getirileri sıfırın altına daha da itti. Lira da bu yılın değer kaybını %30 üzerinde, bu çeyreğin değer kaybını ise %15’in üzerinde gerçekleştirdi. Bu performans, benzer gelişen ülke paraları içinde lirayı çok ayrı ve denklem dışı bir noktaya yerleştiriyor. Liranın performansını bundan sonraki süreçte hem düşük faiz oranlarının yarattığı korumasızlık, hem Fed’in artan enflasyona karşı daha hızlı varlık alım kesintileriyle faiz artırımını yaklaştırması, hem de diğer EM Merkez bankalarının neler yapacağı belirleyecektir.

 

Bilindiği gibi; Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan düşük borçlanma maliyetleri için kampanyasından vazgeçmeyeceğini her zamankinden daha net bir şekilde açıkladı. Erdoğan’ın daha düşük oranlar için savaşmaya devam etme değerlendirmesi çerçevesinde, son 2 yılda gerçekleşen Merkez Bankası başkan ve PPK üyeleri değişimlerini de düşünecek olursak Merkez Bankası’nın bir sıkılaşma döngüsüne girme ihtimalini şu aşamada düşük görüyoruz. Sn. Kavcıoğlu, Mart ayındaki görev değişikliğinden sonra 2019’dan sonraki 4. Başkan oldu ve geçtiğimiz ay PPK içeriğinde faiz indirimlerine çekinceli yaklaşan üyeler konusunda görev değişiklikleri yapıldı.

 

Liradaki değer kaybı ve enflasyon artışı karşılaştırması… Kaynak: Bloomberg, TÜİK…

 

Ekonomik büyüme oranlarındaki yükseklik, hükümet politikasında başarı olarak değerlendirilirken; genel kredi büyümesini destekleyen düşük borçlanma maliyetleri yönündeki uygulamalar bu hızlı büyüme patikasına birçok dönemde destek verdi. Diğer taraftan; pandeminin ekonomik yansımaları ve son dönemde artan fiyatlar reel gelirler üzerinde çok önemli bir etkiye neden oldu ve para birimindeki değer kaybı ücretli kesimin mal ve hizmet talep edebilme yetisinde zayıflamaya yol açtı. Bu arada; büyüme oranlarını hızlandırma yönündeki istek ve talep de özellikle son dönemlerde hükümet nezdinde artmıştır. Yüksek ve oynak bir enflasyon patikasının bu dönemde önemli bir zorlanma faktörü olacağını düşünüyoruz. Liradaki zayıflama, küresel enflasyon yükselişine ilave bir etki ederek hissedilen etkiyi artırmaktadır.

 

Sonuç olarak; Bütün bu şartlar altında, faiz oranlarını gevşetme noktasında terminal bariyerin aylar önce geçildiğini düşünüyoruz. TCMB’nin sınırlı alanın tamamlanmasının Aralık ayında değerlendirileceğine dair ibaresi, Aralık’ta faizlerin düşeceğinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. USDTRY kuru tüm zamanların en yüksek seviyesinde, yukarı hareketine ağırlık vermiş durumda. Döviz kurlarındaki artışın ve oynaklığın devam etmesi, enflasyon kontrolünde zorlanacağımıza işaret ediyor. Tahmin aralığı genişledi, günlük tepkiler de bu aşamada dolar/TL tahminini zorlaştırıyor. Diğer gelişmekte olan ülkelerin atacağı adımlar lirayı da etkileyecek. En etkili merkez bankası Fed’dir ve Fed enflasyon konusunda daha fazla endişelenir ve Aralık ayında varlık alımlarını daha hızlı azaltmaya başlarsa doların değerlenmesi hızlanacaktır. Liranın faiz desteği eksikliği ve enflasyon çevirme etkisi kırılganlığı artırdığı için dolarizasyon eğilimi de artacak.

 

Gevşek para politikası, finansal piyasalarda daha zorlayıcı oynaklığa yol açabilir. Sıkı politika değişikliği riski de önümüzdeki aylarda gündemde olabilir. Merkez Bankası, Ekim ayı sonunda güncellediği enflasyon raporunda bu yılsonu için enflasyon tahminlerini %18,4’e yükseltti. 30 Kasım’da 3Ç21 gayri safi yurtiçi hasıla büyüme verileri, 3 Aralık’ta Kasım ayı enflasyon verileri yayınlanacak. Aralık faiz toplantısı ise; 16 Aralık’ta gerçekleştirilecek.

Kaynak Tera Yatırım-Enver Erkan
Hibya Haber Ajansı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu